Sıradan insanlarız biz। Bu yüzden de iri laflar edemiyoruz। Yapamayacağımızdan değil, yapamayacağımızdan korktuğumuzdan. Çevremizde farklı kim varsa hayran oluyoruz. Farklı olmaktan da korkuyoruz. Dikkat çekmemek için giydiğimiz sıradanlık giysilerimizi çıkarmıyoruz.
Ne olursa olsun yazma ihtiyacı। Okunmayacağını bile bile kahramanlar yaratmak. Kimseye güzel gelmeyen yazılar. Çoğu havada kalan cümleler. Bu mudur yazmaktan geri koyan? Belki. İçimdekiler biriktiyse. Ya yazmadan yapamıyorsam. Söylediklerimden farklı olmasa da “ o zamanlar böyle hissetmişim” diyebilmek için belki de. Bütün hikayedeki kadınlar aynıysa. Sonları farklı bitse de bütün erkekler “ona” aşıksa. Yapamam. Uzun süre dipte hissetsem de, kullandığım ilaçlar yetmeyip alkol içsem de, her gün “onu” düşünerek uyansam da… Yazacağım. Ta ki farklı hissedene, düşünene kadar.
30.07.2009
Çukurda başladı çukurda bitti.
-
Andrey Platonov'u ilk defa okudum. Çukur, Sovyet rejimine geçiş esnasında
işçilerin ve henüz proleter olmamış taşra insanının sıkıntılarına ışık
tutark...
1 yıl önce

0 yorum:
Yorum Gönder