Çok mutsuz sonların birinci şartı çok mutlu başlangıçlardır. HAKAN GÜNDAY

24 Ocak 2010 Pazar

KÜS

Ne tavşanım ne dağ...

23 Ocak 2010 Cumartesi

DEDİM DEDİNİZ DEDİLER

Resim çizmek istedim.
- Yeteneğin yok. Kağıtları israf etme. Dediniz.
Halbuki on beş yaşından beri her yaz israf ettiğim kağıtların yüz katını taşıdım sırtımda. Her gün. Kaldı ki israf ettiğim kağıtları bile “geri dönüşüm”e ben kazandırdım. Anlamadınız.

Hikayeler yazmak istedim.
- Okunmaz! Vakit kaybı. Dediniz
Ben o yazıları okunmak için değil, okumak hatta yazmak için yazdım sadece. Bütün mesele buydu. Zaman mı? Sizin uykuda harcadığınız zamanlarda yazdım onları. Üstüme yıktığınız görevleri aksatmadım hiç.

- Aşığım. Dedim
- Kime, neden? Dediniz
- Kim olduğunun önemi yok. Sadece aşığım. Dedim.
Aşık olmak için nedenlere, niçinlere ihtiyacım yoktu çünkü ama; siz cüppelerinizi evde bırakırken yargıç kimliğinizi boynunuzda taşıdınız. Bir kere olsun kendinizi sorgulamazken beni, benim gibileri yargıladınız. Adına “empati” dediniz.

- Yoruldum. Dedim.
- Çalış! Dediniz.
- Dermanım yok. Dedim.
- Bahane. Dediniz.

Kaçtım.
- Kovala! Dediniz

Kovaladım.
- Dur! Dediniz.

- Annemden ayrılmak istemiyorum. Dedim.
Siz göbek bağımızı kestiniz.

Ölmek istedim.
- Yaşa! Dediniz.

Yaşamak istedim.
Üzerime bastınız.

Gülmek istedim.
Ağlattınız.

Ağlamak istedim.
- Acizliktir, yapma! Dediniz.

Gitmek istedim.
- Kal! Dediniz.

Kalmak istedim.
Kovdunuz.

- Sevdiğim kadını arıyorum dedim.
- O, sen doğduğunda öldü! Dediniz.

Hayallerime çelme taktınız. Doğrulmaya çalışırken çiğdeniz.

Sizi sordum.
- Gitti! Dediler. “HEPSİ SENİ TERK ETTİLER.”
23.01.2010

7 Ocak 2010 Perşembe

DÜNYALI

Korkma dünyalı! Çünkü biz senden korkuyoruz.