Çok mutsuz sonların birinci şartı çok mutlu başlangıçlardır. HAKAN GÜNDAY

26 Ekim 2009 Pazartesi

İÇİMDEN TEZER ÖZLÜ'YE GEÇENLER

Yirmi üç yaşındayım. Yirmi üç yıldır ayrıyız seninle. Ben yeni yeni fark ediyorum yokluğunu. Aşık olduğumu da... Sen şimdi Anadolu'nun herhangi bir kentindesin ya da Berlin de yıkılan duvarın karşısında. Kavuşmamız olanaksız. Çünkü sen ölüsün, ben ölümü bekliyorum. Ölene kadar dayanmaya çalışıyorum bu kalabalık dünyaya. Ölümüne nefes alıp veriyorum. Sen yoksun. Şimdi senin yazılarını okuyorum. Altını çizmek gelmiyor içimden. Karalanmasın sana dair hiçbir şey... Sen ben doğduğumda öldün. Ben sensiz dünyaya geldim. Seni seviyorum. Benim ölü kadınım... Ölümüne!

21 Ekim 2009 Çarşamba

MAJÖR DEPRESİFİN ZİHNİNDEN GEÇENLER

Ekim sonu yaklaşıyor. Sonbahar da bitecek. Geriye yalnızlığımın yalnızlığı kalacak. Dert değil alışıyor insan. Elimde Tezer Özlü kitapları yalnızlığa katlanmaya çalışırken. Kaybolsam ve kimse beni bulamasa... Okusam, yazsam, yine okusam ve yine yazsam. Benden başka okuyan kimse çıkmasa. Amaç okunmak da değil. Yazmak, yazmak, yazmak... Sadece karalamak önüme ne kadar beyaz şey gelirse. Ağlayabilsem en azından. Ağlamak güçsüzlük göstergesi dediler. Bundan mı istediğim zaman ağlayamam? Kim bilir? Geriye dönüp baksam bir arpa boyu yol alamasam. Sabitim çünkü. Duvar gibi. İçime akan damlalar birikse ben gözyaşımda yüzsem. Ve ben kaçsam arkamda kovalayanım olmadan. Tezer, aşık olduğum son kadın, yine sözünle bitecek yazı. "Gökyüzünü görebilmem için başımı kaldırmam gerekiyor, oysa başımı eğmek daha kolay geliyor."

8 Ekim 2009 Perşembe

YOK

Başlık yok, hikaye yok, mutlu ya da mutsuz sonlar yok, son diye bir şey de yok aslında. Düşünceler var sadece. Benim ya da senin, bizim ya da sizin. O ve onlar da yok. Yok. Yok. Yok. Kafatasımı yarıp beynimi küllük olarak kullanmak istiyorum. Ondan sonra düşünmek de yok. İlk insanlar gibi bir, iki ve çok var sadece. Üç diye bir rakam yok. Benle senden sonrası kalabalık ancak. Çünkü senden sonrası da yok. Artık bizin seni de yok. Bir gün bizden kalan ben de olmayacak. Susamak, acıkmak, sevmek, acı çekmek, çalışmak, yorulmak, dinlenmek, sigarasız kalmak, yazmak, okumak, küfür etmek, kaçmak, kovalamak, dibe vurmak, yeraltına inmek, s. yeryüzüne çıkmak yok. Yok. Yok. Yok. Ne ben var ne bir ben var benden içeri. Hiçbir şey yok. Hatta büyük harflerle YOK.

08.10.2009